İşe Yaramayan Seo Teknikleri ile Sitenizi Çöpe Atmayın

Çok uzun zaman oldu blog yazmayalı. Uzun bir aradan sonra tekrardan arada bir yazı yazmaya karar verdim ve ilk olarak “Seo Teknikleri” olarak bilinen bu olay hakkında bir şeyler yazmak istedim. Çünkü piyasada o kadar çok seo ile alakalı doğru veya yanlış bilgiler yer alıyor ki inanın benim de zaman zaman aklım karışmıyor değil.

Sizlere Seo çalışmalarınızda işinize yarayacak bilgileri kaynak linkleri ile beraber vereceğim.

Şimdi sizlere bir bilge olarak değil de fikir sahibi olan biri olarak bazı noktaları aktarmak istiyorum.

İşte işinize yarayacak Seo Teknikleri

1) Site Hızı

Site hızının Seo’da öneminin büyük olduğunu söyleyebiliriz. Teknik tabirlerden uzak duralım kullanıcı gibi düşünelim. Google’dan bir arama yaptınız ve linke tıkladınız… 1-2-3-4-5 saniye geçti ancak halen bekliyorsunuz. Burada kullanıcıların büyük bir bölümü daha site açılmadan sitenizden çıkacaktır. Ne olacak bu durumda sitede kalma oranınız düşecek ve bu size bir eksi puan olarak geri dönecektir. Özellikle dizi, film, canlı tv veya video sitesi olanlar videoların açılma hızlarını da kontrol edebilirler. Size hızınızı kontrol etmek için Google resmi sitesinden site hızınızı aşağıda yer alan linkten kolayca kontrol edebilirsiniz.

https://developers.google.com/speed/pagespeed/insights/?hl=tr

2) Kullanıcı Deneyimi

Her zaman basit ve sade tasarımları sevdim. Hatta bakarsanız şu anda sitemin teması bile biraz da üşengeç olmamdan dolayı WordPress orjinal temasıdır. Sitenizin kategorisine bağlı olarak sade ve basit temalar kullanın. Labirent gibi kullanıcı oradan oraya atarak sayfalar arasında kaybolmasını önleyin. Neyi istiyorsa onu verin ama tabi ki önerilerde de bulunun. Bazı arkadaşlar bunu yanlış anlıyor ve sayfalar arasında kullanıcıları gezdirerek daha fazla sitede kalacaklarını ve sayfa görüntüleme sayılarının artacaklarını zannediyorlar. İlk seferde olabilir ancak emin olun ikinci seferde o ziyaretçiyi daha çok beklersiniz 🙂 Dükkan açmışsın müşteri gelmiş senden Nutella istiyorsa ona bütün çikolataları gösterdikten sonra Nutella’yı verme. Önce müşterinin isteği olan Nutella’yı ver sonra da diğer çeşitleri göster. Bu iş aslında bu kadar basittir.

Ayrıca Mobil uyumluluk ve Amp konuları siteniz için önemli konulardır. Artık hemen hemen herkesin akıllı cep telefonu olduğu ve kullanıcıların %85’e varan oranlarda mobil kullanıcısı olduğu düşünülürse özellikle mobil uyumluluk olmazsa olmazlarının arasında gelmelidir. Bunu Google mobil uyumluluk sayfasından kontrol edebilirsiniz.

https://testmysite.withgoogle.com/intl/tr-tr/
https://www.ampproject.org/

3) Sosyal Medya Hesapları ve Yanlışları

En çok hataya düşülen konuların başında sosyal medya hesaplarından yapıldığı zannedilen seo çalışmaları gelmektedir. Şimdi buradan “seo’da sosyal medyanın önemi yoktur” anlamı çıkmasın… Daha çok sosyal medyayı doğru kullanmak seo’da size avantaj sağla çıksın. Seo çalışmalarında en çok Facebook, Twitter, Google Plus ve Youtube siteleri kullanılıyor. Ama burada en çok yapılan hata ise ard arda sitede yer alan bütün konuların linklerinin direk url olarak paylaşılmasıdır.

Şimdi en basit olarak şöyle düşünün. Bir haber sitesinde bir haber okudunuz ve bunu sosyal medya hesabınızda paylaşacaksınız. Bunu direk url olarak mı verirsiniz yoksa haberi paylaşmadan önce bir kaç cümle ile haber hakkında yorum yazarak mı paylaşırsınız? Paylaşımlarınızı yapmadan önce o linkte yer alan konu ile alakalı en az 2-3 cümle ile içeriğinizi zenginleştirin ve öyle paylaşım yapın. Emin olun daha fazla etkisini göreceksiniz.

En sık yapılan bir diğer hata ise Youtube paylaşımlarında yapılmaktadır. Youtube telif hakkı sorunu olan videoları paylaşmayın. Şikayet veya Youtube ekibinin videonuzu kaldırmasından sonra videoda veya açıklama kısmında yer alan linkiniz kalkacağından bu size eksi puan olarak dönecektir. O konu ile alakalı en basitinden Windows Movie Maker ile amatör de olsa bir video yapın ve bunu paylaşın. Açıklama kısmında da güzel bir açıklama ve en sonunda sitenizin direk url adresini ekleyin. Telif hakkı sorunu olmayan videolarda backlink kaybı yaşamazsınız.

En son olarak şunu da belirtmek isterim ki bütün içeriklerinizi sosyal medyada paylaşmanıza gerek yoktur. Hit alacağına inandığınız içerikleri paylaşın ve ufak da olsa reklam bütçeleri ile özellikle Facebook paylaşımlarında “Gönderiyi Öne Çıkar” özelliğini kullanabilirsiniz. Yani siz bütün konularını paylaştınız ve sitenize sosyal medyadan hit akacak demek değildir. Hit alacağınız konulara daha fazla önem gösterin ki çalışmalarınız daha sağlıklı olsun.

4) Sitenizi Seviyorsanız Backlink Paketlerinden Kesinlikle Uzak Durun!

Özellikle webmaster forumlarının e-ticaret kategorilerinde satılan “Sitenizi uçuracak %100 etkili backlink paketleri sadece 5 TL” gibi başlıklardan uzak durun. Hatta oradan kaçın…. Bu backlink paketleri denilen paketlerin sitenize hiçbir yararı olmayacağı gibi zararları olacaktır ve daha sonrasında yapacağınız ilk Google araması Webmaster tools dan domain engelleme olacaktır ve kendinizi webmaster tools geri bağlantıları reddetme sayfasında bulacaksınız. Bunun için sitenize yarardan çok zararı olan ve sadece satıcılarına yararı olan bu mükemmel! paketlerden kesinlikle ama kesinlikle uzak durun.

5) Özgün İçerik mi Kopya İçerik mi? Tabi ki Doğru İçerik!

Bizde en çok yapılan hataların başında bir de özgün içerik veya kopya içerik tartışması gelmektedir. Peki nedir bu özgün içerik? Özgün içerik web site sahiplerinin çıkardığı bir kavramdır. Bunun aslı Doğru içerik olmalıdır. Google amca site sahiplerine “kullanıcıya en doğru bilgiyi verin” der. Hiçbir zaman özgün veya kopya verin diye bir açıklama yapmaz. Özgün içerik nedir biliyor musunuz? Örnek olarak birine Akciğer Kanseri hakkında yazı yazmasını istediniz ancak belki bu arkadaş daha akciğer nedir ve ne işe yarar onu bile bilmezken nasıl yazacak akciğer kanserini? Tabi ki Wikipedia veya Kanser Daire Başkanlığı sitelerine bakacak, o yazıları okuyacak ve de sizlere o yazılardan aklında kalanları yazacak. Bu işte özgün içerik. Doğru içerik ise Wikipedia veya Kanser Daire Başkanlığı sitelerinde yazan içeriklerdir. Bunlar hakkında kısa bir bilgi vererek ardından bu iki sitede yer alan açıklamaları kaynak vererek sitenizde yayınlamak işte doğru içeriktir. Sonuçta siz veya 3 TL’ye 200 kelimelik makale siparişi verdiğiniz kişi bu alanda uzman doktor değildir. Bunu iyi bilmek lazım.

6) Backlink (İşte Dananın Kuyruğunun Koptuğu Nokta!)

Her website sahibinin veya seo ile uzaktan yakından haşır neşir olan kişilerin bildiği backlink aslında Seo’nun temelidir. Herşey backlink midir? Değildir. O zaman backlink olmadan olur mu? Olmaz! Neden olmaz bal gibi olur derseniz bak Google kuruluş felsefesi ne diyor? “İnsanlara en doğru bilgiyi en hızlı şekilde ulaştırmak”… Ne demek bu örnekle açıklayalım. Bir önceki maddede Akciğer kanseri örneği vermiştir. Siz veya rakip siteniz akciğer kanseri ile alakalı yazınızı yazdınız ve Google’da sıralamanızı aldınız. Wikipedia Akciğer kanseri sayfasını güncelledi ve rakibinizin sitesinde yer alan bir bilgiyi veya resimi kullandı ve ona kaynak olarak link verdi. Ne olur? Atı alan Üsküdar’ı geçmiş olur. Sizde öyle bakarsınız. Bu kadar basit aslında…

Ancak… Backlink alırken yapılan hataların başında şu gelmektedir. Rakip site analizi yapılır, link aldığı sitelerin bir listesi yapılır ve bu siteler ile tek tek iletişime geçilir. Olumlu cevap verenlere 250-300 kelime sıfırdan yazılmış bir yazı verilir ve yayınlaması istenir. Genelde verilen tanıtım yazıları haber içeriği olarak değil de resmen ben tanıtım yazısıyım diye bağırır.

Böyle yapmamak gerekiyor. Nasıl mı yapacağız?

Öncelikle link çöplüğü olmuş 25-30 TL’ye herkese tanıtım yazısı satan news kayıtlı haber sitelerinden uzak durun. Vereceğimiz tanıtım yazısını sitemizin kategorisine uygun kategoride yayınlatacağız. En genel örnek olarak film siteniz olduğunu düşünelim. Tanıtım yazısı başlığı “720p Film İzle” olarak vermeyin. Herhangi bir film hakkında haber içeriği olarak verin. Yeni gösterime girecek filmin yayın tarihi veya gala haberi, gişe hasılatı veya sinema sitelerinde yer alan bir haberden yola çıkarak o film hakkında bir haberi hazırlayın. Bu haberde link dağılımı yaparken ilk olarak filmin resmi internet sitesine, facebook ve twitter gibi sosyal medya hesaplarına, imdb sayfasına ve de wikipedia sayfasına link verin. Kendi sitenizin linkini de direk url olarak verirseniz spam veya reklam olarak görünmez arada kaynar gidersiniz. En sık yapılan hata konu başlığı “720p film izle” ve tanıtım yazısından 3 tane link çıkışı. Bu yanlış işte… Emin olun yararından çok zararı olur çünkü ben tanıtım yazısıyım diye bağırmaktadır. Bu konulara dikkat etmeniz gerekmektedir. Bir de o film hakkında yer alan haberlere veya forumlarda yer alan konulara 2-3 cümle ile filmin direk url adresini bırakırsanız işte tadından yenmez 😉

Bu liste uzar gider ancak benden bu seferlik bu kadar. Bir daha ki yazıya kadar görüşmek üzere…

SEO bitti! Seo Bitiyor Yalanları Hız Kesmeden Devam Etmektedir!

Her Google güncellemesinden sonra ve en son Google’ın Adwords reklamlarında yaptıkları güncellemeden sonra özellikle büyük firma sahiplerinden “Seo bitti! Bitecek bitecek denildi, en sonunda; Seo’da bitti!” cümlesini duymaya başladım.

Bunun başlıca 2 nedeni var.

1. Neden nedir?

Seo bitti hikayesinin birinci nedeni Google’ın başta Panda güncellemesi, Penguen güncellemesi ve Webmaster Forumlarında webmasterlar arasındaki tabir ile “dalgalanmalar” sonrasında Google sıralamalarındaki değişiklikler Seo’nun bittiği anlamına geliyor bu insanlar için. Şimdi mantık olarak tabi ki güncelleme olacak, tabi ki dalgalanmalar olacak. O zaman aslında haksız rekabet olur. 1. sırada olan site her zaman 1. sırada kalacaksa ve 5. sırada olan site yerini koruyacaksa o zaman bu oyun hiçte adil olmayacaktır. Yeri ve zamanı geldiğinde bu oyun da kurallarını değiştirecektir veya en kaba tabirle “Şişşşttt! Beylerrrr bayanlarrrr! Ben burdayım bir yere gitmedim!” diyecektir Google Amca 🙂 Biz tam unutmaya başladığımız kendini bize hatırlatacaktır.

Eğer her güncelleme sonrasında Seo bitseydi bu güne kadar ne “Seo” kelimesi anlamını korurdu ne de kişiler SEO işleri için tonla para harcardı. Bu da demek oluyor ki ne olursa olsun Seo bitmedi ve asla bitmeyecektir. İnternet olduğu sürece başta arama motoru Google bunun yanı sıra Yahoo, Yandex, Bing gibi siteler oldukça SEO var olmaya devam edecektir. Burada yapılması gereken sadece SEO nedir bunun iyi bilinmesidir. Seo sadece gir özgün içeriği bas linki diyecek kadar basit bir tanım değildir. Eğer bu kadar basit olsaydı zaten günümüzde halen bu kadar tartışma olmazdı. Halen SEO teknikleri ve en son SEO stratejileri başta webmasterlar olmak üzere internet dünyası tarafından tartışılır olmazdı. Önce SEO’nun ne olduğunu bilmek sonrada yapılacak işlemlerin ne olduğunu bilmek gerekir. Bu da bir anda olacak bir şey değildir. Ar-Ge çalışmaları için hem vakit hemde nakit gerekmektedir. Çünkü doğru bir ar-ge çalışması yapmadan ve sinyalleri doğru ölçmeden SEO işinin içinden çıkmak mümkün değildir.

Örneklerle kısaca açıklamak gerekirse; bundan 2 yıl önce bir gün sabaha karşı 6.30 gibi yatağa girdim, kafamı yastığa koydum, tam uyuyacaktım ki aklıma bir şey geldi. Düşünmeye başladım. Bir sağa bir sola döndüm düşün düşün işin içinden çıkamadım. 2 farklı yöntem vardı aklımda. Acaba hangisi daha mantıklı ve etkili olur yada hangisi doğru yöntem düşünürken uykum kaçtı. Hemen geçtim bilgisayar başına ve bu 2 yöntem için sıfırdan 2 domain aldım. 1 tane de elimde olan sitelerden birini seçtim. Bu 3 site üzerinde 15 gün boyunca test çalışmaları yaptım. Sonuçlar beni çok şaşırtmıştı. 15 gün boyunca gün gün not aldım ve o gece bana doğru gelen mantığın aslında yanlış, yanlış gelen mantığın ise doğru olduğunu öğrendim. Çalışmalarıma buna göre deam etmeye başladım ve aklıma gelen bütün yöntemler için test çalışmalarına devam ettim. 2 yıl boyunca sadece test çalışmalarım için ortalama 50 site kullandım ve sitelerin bütün gelişmeleri not aldım.

Eğer o gün bana doğru gelen mantık için “Evet!bu yöntem bence doğru” deseydim o gün yanlış bir karar vermiş olacaktım. Ama içimdeki şüphe beni doğru yola götürdü. Sizde mutlaka şüphe edin, araştırın ve mutlaka kendi testlerini yapın. İnanın çok çok mantıklı sonuçlar elde edeceksiniz.

Hosting ve domain parasından, zamandan korkmayın… Yeter ki inanın.. Sonuçta öyle veya böyle başarıyı yakalayacaksınız.

2. Neden nedir?

Herkesin bildiği üzere Google arama motoru, Adwords reklamlarında bir değişikliğe gitti. Bu değişikle yan tarafta yer alan Adwords reklamlarını kaldırdı. Arama sonuçlarında rekabet oranına göre 4 adet reklam çıkmaya başladı. Bu da insanları “SEO BİTTİ!” cümlesini kullandırmaya başladı ancak 4 tane de reklam olsa herhalde doğal arama sonuçlarında o firmalara sorsanız hepsi organik arama sonuçlarında 1. sırada olmak ister. 1 tanesi yok yaa ben böyle iyiyim… olmasa da olur demez. 1. sırada olan sitelerinde Adwords reklamı verdiğini bazı aramalar sonucunda görebilirsiniz ki her sektör için böyle değildir. Ticari sitelerin dışındaki sitelerde Adwords reklamları yoktur. Film, dizi, oyun gibi sektörler tabi ki ilk akla gelenler. Bunlar SEO’ya ciddi yatırım yapan sektörlerin başında gelmektedir.

Kısacası SEO bitmedi, bitmez, bitemez! İnternet olduğu sürece SEO var olmaya devam edecektir. Siz SEO bitti bitiyor hikayelerine aldanmak yerine değişiklikleri takip etmeniz sizin yararınıza olacaktır.

Çakma Seo Uzmanlarına Dikkat!

Çakma Seo Uzmanlarına Dikkat!

İnternet piyasasında şu sıralarda en moda meslek Seo Uzmanlığı. Webmaster Forumlarına veya açılan Seo bloglarına baktığımız zaman ülkemizde metre kareye 1 tane Seo danışmanı düştüğünü görmekteyiz.

Peki bu kadar Seo Uzmanı nereden çıktı peki? Bunu hiç merak ettiniz mi?

Ben kendimce kısa bir araştırma yaptım ve şu sonuca ulaştım. Seo’nun İngilizce anlamı olan “Search engine optimization” ve Türkçe karşılığı “Arama motoru optimizasyonu” anlamına geldiğini öğrenen Seo Uzmanı veya Danışmanı olmuş. İşte durum ne yazık ki bu kadar vahim 🙂

İnternet sitesi olan bireysel kullanıcılar ve Kurumsal firmalar işlerini büyütmek, daha fazla hedef kitleye ulaşmak için Google arama motorundan veya Webmaster forumlarından kendilerine uygun Seo işlerini emanet edebileceği birilerini aramaktadırlar. Bu araştırmalar sonucunda doğru sonuca ulaşanlar olduğu kadar ne yazık ki kazıklananlar da olmaktadır. Bu bireysel veya kurumsal firmalar paralarını kaptırmakla kalmıyor aynı zamanda herkes için çok değerli olan zamanlarını da kaybediyorlar.

Google ile çalışmayı düşündüğünüz kişinin veya firmanın adını aratarak veya sonuna “şikayet” yazarak o kişi veya firmalar hakkında şikayetlere ulaşabilirsiniz.

Hem vakit hemde nakit açısından sonradan mağdur olmak istemiyorsanız baştan araştırma yapmanız sizin açınızdan yararlı olacaktır.

Kendisini Seo Uzmanı diye tanıtan çakma seo uzmanlarına karşı dikkatli olmak için referanslarını isteyiniz. Verilen referans sahipleri ile mutlaka ama mutlaka görüşün. Bu kişiler hakkında çalıştıkları firmadan birinci ağızdan mutlaka bilgiler alınız. Sizin de bu kişilerle çalışmak istediğinizi ve bilgi almak istediğinizi belirttiğiniz taktirde emin olun ki size samimi bir şekilde yardımcı olacaklardır.

Kısaca sonradan kötü olacağınıza baştan kötü olun daha iyi 😉

Seo Danışmanı Mısın Yoksa Siyocu Mu?

Merhaba

Bugün sizlere aslında uzun zamandır aklımda olan ama yazmak ile yazmamak arasında kaldığım ama artık özellikle Webmaster forumlarına ve Seo sitelerine baktıktan sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Dünya ile birlikte Türkiye’de de özellikle son yıllarda bir Seo furyasıdır gidiyor. Herkesin Seo konusunda az veya çok bilgileri var. Ama çok da eksikleri oldukları malum. Ama nedense bakıyorum da herkes Seo Danışmanı olmuş yada Siyocu 🙂

Bu mükemmel Siyoculardan bir kaç örnek verelim:

Webmaster forumlarında açılan konulardan gördüğü programı Google’da sonuna “full” ibaresini ekleyerek aratan, bulduktan sonra büyük bir şevkle kuran da Seocu oldu !

Bir tane tanıtım yazısı yazıp 500 tane Blogspot sitesine basan da siyocu oldu,aynı yazıyı 100 tane forum sitesine basan da siyocu oldu,3 tane PR değeri olan siteye linkini basan da Siyocu oldu ! ( Google Amca Pagerank’ı iptal etti ama halen PR muhabbeti sürüyor ) Memlekette… Ahh benim güzel Ülkem.

En acısı ise daha Webmaster Tools ve Google Analytics kullanmayı bilmeyen de ne yazık ki Siyocu oldu ! 🙂

Arkadaşlar ne yazık ki bu Seo işi o kadar da kolay değildir. Bana genelde yöneltilen soruların başında şu geliyor;

Nedir bu Seo İşinin Sırrı ?”

Cevabım hiç değişmedi ve değişmeyecek ;SABIR ve BİLGİ

Seo İşinde herkesin de bildiği gibi en başta İçerik (Doğru içerik) ve Backlink (Doğru Backlink) geliyor. Bunların yanında da bilgi ve sabır olmazsa olmaz.

Neden mi? Çünkü bir site 1 haftada da istediğiniz noktaya gelebilir 2 yılda da…

Seo’yu öğrenmek için önce Türkçe’yi doğru kullanmalı ve makale yazabilmelisiniz. Ondan sonra Seo Bloglarını takip ederek hiç bilmediğiniz bilgilere ve püf noktalara ulaşabilirsiniz.( Türkçe veya İngilizce ayırt etmeyin ne varsa okuyun 🙂 ) Seo bir sır değildir aksine herşey açık ve net ama insanlarımız aceleci oldukları için hemen olsun bitsin istiyorlar. Ama ne yazık ki bu böyle değil.

O yüzden Siz Seo Danışmanı mı Yoksa Siyocu musunuz buna karar verin ve ondan sonra lütfen 30 saniyede olsa düşünün…

Son olarak…

Seo Nedir ? Seo Google’ın kuruluş felsefesini bilmektir.

Hepinize İyi Günler Dilerim.

Seo Dünyası Merhaba

Merhaba

Uzun süredir bazı Bloglarda veya Webmaster Forumlarında Seo ile alakalı yazılar yazıyordum. Bu yazılarım genellikle Seo nedir veya Seo nasıl yapılır? gibi artık klasikleşmiş yazıların aksine Seo adı altında yapılan yanlışlıklar ile alakalıydı.

Sizlerle de bu blogda sohbet edermiş gibi Seo Eleştirileri ve Seo Adı Altında Yapılan Yanlışlar konularında kendimce bilgiler vereceğim ve gözlemlerimi yazacağım. Sizlere bu blogdan çıkınca birer Seo Uzmanı veya Seo Danışmanı olacağınızın garantisini veremem çünkü öyle bir amacım da yok ancak şunun garantisini verebilirim ki sıkça yapılan Seo Çalışmaları adı altında yapılan yanlışları öğrenebilirsiniz.

Blog yazmak veya blog yazarı olmak çok farklı bir duygu. Hele ki yazdıklarınızı insanların okuduğunu düşünmek ve insanlara ufacık da olsa bir yararı olduğunu bilmek bile insana blog yazmak için ayrı bir keyif veriyor.

İnternet dünyasını ve belli başlı siteleri çok yakından takip ediyorum. Özellikle ilgi alanımda olan bazı sektörel kelimelerde olan siteler ve Seo bloglarını da takip ediyorum ama bazen bu blogları okurken ciddi anlamda gülüp eğleniyorum.

Çünkü inanın hiçbir bilgisi olmadan sadece içeriği doldurmak ve hit çekmek için artık klasikleşmiş başlıklar ve yazılarla amaçları hit kazanıp bu hitler ile ceplerini doldurmak. Sakın yanlış anlaşılmasın, amacım kimsenin ekmeğine göz dikmek ve direkt tepeden eleştiri yapmak değildir. Ancak bazı konular veya siteler oluyor ki resmen beni eleştir diye bağırıyor.

İşte bu konular ve siteler ile alakalı elimden geldiğince eleştirel yazacağım. Ama derseniz arkadaşım bu işler sana mı kaldı ? Sen mi düzelteceksin veya Sen kimsin? derseniz sizde haklısınız derim.

Yazarın da dediği gibi “Söylediklerini kabul edemem ama söyleme hakkını ölene dek savunurum.”

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.